Eklem Kireçlenmesi – OsteoArtrit

Özellikle 40’lı yaşlardan sonra eklemleriniz yavaş yavaş bozulmaya, eklem düzeylerini döşeyen kıkırdaklar parçalanmaya, tahrip olmaya ve incelmeye başlar. Yeni kıkırdak dokusunun yapımının yavaşlamasıyla birlikte eklem köşeleri ve iç yüzeylerinde kalsiyum yapısında maddeler depolanmaya ve birikmeye başlar. Eklem sıvısının azalması ve eklem boşluklarının da daralmasıyla eklem yüzeyleri düzensiz bir hal alır ve hareket etmek güçleşir ve ağrılı bir hal alır. Eğer bu aşamada tedavi edilmezse ilerleyen aşamalarda tutukluk, harekette zorlanma ve istirahat halinde iken bile ağrılı bir süreç başlar. Bırakın istirahat etmeyi uyumayı bile bir çile haline getiren bu rahatsızlığa halk dilinde kireçlenme, tıp dilinde ise ostreoartrit veya osteoartroz denilmektedir.

Osteoartroz bir eklem hastalığıdır ve ilk değişiklikler eklem kıkırdağında başlar. Hastalık ilerledikçe eklem kenarlarında kemik çıkıntılar oluşur. Bu çıkıntılar röntgen filmlerinde en dikkat çekici görüntüler olduğu için artroza yanlışlıkla “kireçlenme” denilmiştir. Aslında vücutta kireç fazlalığı diye bir olay yoktur. Artroz eklemlerin iltihapsız romatizmasıdır. Bir veya birçok eklemde ağrı ile seyreder. Ağrı ile bilirlikte eklem tutukluğu, eklemden ses gelmesi, hareket kısıtlılığı ve şekil bozuklukları oluşabilir.

Eklem kireçlenmesinden mustarip olan hastalar kükürtlü ama özellikle tuzlu ve radyoaktif sulardan faydalanabilirler. Kaplıca suyumuzun adale kuvvetlendirici, iç salgı bezlerinin çalışmasını düzenleyici, eklem sıvısını düzenleyici, iltihabi giderici, kemik dokusunu güçlendirici ve onarıcı etkileri vardır. Su içi ve su dışı egzersizlerle birlikte eklem kireçlenmelerinden rahatlıkla kurtulabilir, isterseniz tıbbi tedaviye destek olarak da kaplıcamızda termal tedaviyi düşünebilirsiniz.